%20(1).jpg)
Bir milletin çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkma hedefindeki en temel dinamik, hiç şüphesiz eğitimdir. Toplumların kültürel, bilimsel ve sosyal alanda kalkınması, ancak nitelikli ve özverili bir eğitim ordusunun varlığı ile mümkündür. Bu ordunun neferleri olan öğretmenlerimiz, sadece bilgi aktaran kişiler değil; aynı zamanda öğrencilerin karakterini şekillendiren, onlara vizyon katan ve hayat yolculuğunda rehberlik eden en değerli mimarlardır. Bir ulusun kaderi, öğretmenlerin sınıflarda yaktığı bilgi ışığıyla aydınlanır.
24 Kasım, takvim yapraklarındaki sıradan bir gün olmanın ötesinde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını kabul ettiği tarihi bir milattır. Atatürk’ün, kara tahtanın başına geçerek başlattığı eğitim seferberliği, bugün hala yolumuzu aydınlatan en güçlü meşaledir. "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir" diyerek öğretmenlik mesleğine verdiği değeri ve sorumluluğu en net şekilde ifade eden Başöğretmenimiz, bizlere de eğitime ve eğitimciye verilmesi gereken değer konusunda ebedi bir istikamet çizmiştir.
Öğretmenlik, mesai kavramına sığdırılamayacak kadar yüce, sabır ve fedakârlık isteyen bir gönül işidir. Anadolu’nun en ücra köşelerinden büyük şehirlerine kadar yurdumuzun her karış toprağında; kar, kış, zorluk demeden görev yapan öğretmenlerimiz, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı hayata hazırlamaktadır. Onlar, Başöğretmenimizin hedef gösterdiği "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesilleri yetiştirmek adına kendi hayatlarından ödün vererek, büyük bir adanmışlıkla çalışmaktadırlar. Her bir öğrenci, öğretmenin elinde şekillenen ve yarınlarımızı kuracak olan kıymetli birer eserdir.
İnsan yetiştirmek, dünyadaki en zorlu fakat en onurlu sanattır. Bir çocuğun hayatına dokunmak, ona öz güven aşılamak, yeteneklerini keşfetmesini sağlamak ve hepsinden önemlisi ona "iyi insan" olmayı öğretmek, öğretmenlerimizin toplumumuza kattığı en büyük değerdir. Bizler bugün bulunduğumuz konumlara gelebildiysek, sahip olduğumuz değerleri koruyabiliyorsak, bunda en büyük pay şüphesiz bizi yetiştiren, bize emek veren öğretmenlerimizindir. Onlara duyduğumuz saygı, bir günle sınırlı kalmayacak kadar derin ve köklüdür.
Bu anlamlı günde, sadece hayatta olan ve görevini ifa eden öğretmenlerimizi değil; bu kutsal görevi yerine getirirken şehit düşen eğitim neferlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi de rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı bayrağı devralan meslektaşları, bu kutsal emaneti daha da ileriye taşıyacaktır.
Krosor Ailesi olarak; Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, aklın ve bilimin ışığında yürüyen, ülkemizin her köşesinde cehaletle savaşan ve aydınlık yarınlarımızı ilmek ilmek dokuyan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Emeğiniz, sabrınız ve sevginiz için sizlere minnettarız.
24 Kasım, takvim yapraklarındaki sıradan bir gün olmanın ötesinde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını kabul ettiği tarihi bir milattır. Atatürk’ün, kara tahtanın başına geçerek başlattığı eğitim seferberliği, bugün hala yolumuzu aydınlatan en güçlü meşaledir. "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir" diyerek öğretmenlik mesleğine verdiği değeri ve sorumluluğu en net şekilde ifade eden Başöğretmenimiz, bizlere de eğitime ve eğitimciye verilmesi gereken değer konusunda ebedi bir istikamet çizmiştir.
Öğretmenlik, mesai kavramına sığdırılamayacak kadar yüce, sabır ve fedakârlık isteyen bir gönül işidir. Anadolu’nun en ücra köşelerinden büyük şehirlerine kadar yurdumuzun her karış toprağında; kar, kış, zorluk demeden görev yapan öğretmenlerimiz, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı hayata hazırlamaktadır. Onlar, Başöğretmenimizin hedef gösterdiği "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesilleri yetiştirmek adına kendi hayatlarından ödün vererek, büyük bir adanmışlıkla çalışmaktadırlar. Her bir öğrenci, öğretmenin elinde şekillenen ve yarınlarımızı kuracak olan kıymetli birer eserdir.
İnsan yetiştirmek, dünyadaki en zorlu fakat en onurlu sanattır. Bir çocuğun hayatına dokunmak, ona öz güven aşılamak, yeteneklerini keşfetmesini sağlamak ve hepsinden önemlisi ona "iyi insan" olmayı öğretmek, öğretmenlerimizin toplumumuza kattığı en büyük değerdir. Bizler bugün bulunduğumuz konumlara gelebildiysek, sahip olduğumuz değerleri koruyabiliyorsak, bunda en büyük pay şüphesiz bizi yetiştiren, bize emek veren öğretmenlerimizindir. Onlara duyduğumuz saygı, bir günle sınırlı kalmayacak kadar derin ve köklüdür.
Bu anlamlı günde, sadece hayatta olan ve görevini ifa eden öğretmenlerimizi değil; bu kutsal görevi yerine getirirken şehit düşen eğitim neferlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi de rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı bayrağı devralan meslektaşları, bu kutsal emaneti daha da ileriye taşıyacaktır.
Krosor Ailesi olarak; Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, aklın ve bilimin ışığında yürüyen, ülkemizin her köşesinde cehaletle savaşan ve aydınlık yarınlarımızı ilmek ilmek dokuyan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Emeğiniz, sabrınız ve sevginiz için sizlere minnettarız.
En Derin Saygılarımızla.
0 Yorumlar
Sitemizde yorumlarınızın onaylanması için öncelikle yorum politikamızı gözden geçirmenizi tavsiye ederiz. Lütfen yorum yapmadan önce Yorum Kurallarımızı okuyunuz.